Köprüaltı Aşkları

 

Sevgilim, uyandırmadığım için üzgünüm.

Gidişim daha sessizdir uykusuzluğumdan.

Sen uyurken üstünü örtmediğim için üzgünüm,

Yorgan daha incedir, soğuğa alışkınlığımdan.

 

Sevgilim, bir çocuk ayağı kadar küçük bir arzum var;

Arzular sıcak, o çocuğun ayakları gece kadar soğukturlar.

Ve ben seni arzulamaya utanacak kadar bitkinim bu gece.

Bilmediğimden değil, harflerim, sevgiye açlığımdan tutukturlar.

 

Sevgilim, dudaklarında cenneti tadayım gel,

Bu gece hiç çıkmayalım bu küçük odadan

Ve sen hiç durmadan konuş ki duymamayım

Ücrada yatan çocuğun kalp atışlarını

Ve sen.. hiç durmadan...

 

Sevgilim gel, herkesten daha çok seveyim seni.

Sen bana köprü altı çocuğuna baktığın gibi bak, yeter,

Ben sana çocukluğumu satarken

Köprü üstünden kimbilir kaç şarkı geçer.

 

Sevgilim, bu sabah yanında uyanmayacağım.

Hiçbir otobüs biletinde adım yazmayacak.

Avcumdaki midyelerden boynuna kolye olmayacak.

Aynaya baktığında yüzüm hatırlanmayacak.

 

Bir tek sen bileceksin aslında hiç sevgili olmadığımızı.

Bir tek ben, olmayışını asla kabullenmeyeceğim.

 

Ben.. Tanırsın.. Sokağındaki sokak lambasının en sadık arkadaşıyım.

Bu gece sen gibi yokluğuna sarılıp yattım.

 

Sevgilim, ellerimin kirini görmeyesin diye ışıkları ben kapattım.

Belki ağlarsın diye, başucuna mendil bıraktım.

 

 

köprüaltı.aşkları.şahitliği.gecesi.iki.bin.sekiz

Hilal Durdaşoğlu

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !