Karanlık Alışkanlığı

Diz boyu sıvadık ‘kader’in paçalarını

Mahkûmluğundayız topuklara bulaşan çamurun.

Biz, hep yalınayak yürüdük bu yolları,

Çıplaklık rehavetinden, ses etmedik.

Bile bile meyveli ağacın kaderini

Büyüdük… Meyvelendik…

Onca soru sorduk, ışıklar yansın diye

Cılız bir mum ışığında ‘yarın’ı ararken.

Onca yalan duyduk, çığlıklar attık.

Korkutulduk ama kaçmadık.

Bir ambara tıkılmış meyveler gibi çürürken sorular;

Neden açız yaşamaya bu kadar?

Neden yenildik kendimize?

Nasıl düşürüldük birbirimize?

Unutup neye susadığımızı

Yaş döküşümüz… Kan döküşümüz neden?

Yeni ışıklar yakmak yerine

Karanlığa alışmak

Ve alışkınlığımıza rağmen

Karanlıktan korkmak, neden?

 

düzenin.farkında.olunmayan.anlar.sırası.

kahvede.memleket.kurtarmalardan.birkaç.dakika.öncesi.iki.bin.altı

Hilal Durdaşoğlu

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !